2/3/2007 - ROMA PASTANESİ
Gözlerin mührüydü bu şehrin
Öyle yorgun kalabalıklar ortasında
Kış ayazında,kar soğuğunda
Üşüyen serçelerin kanatlarında belki
Belki mecburiyetin soğuk kaldırımlarında
Hayalinle yürüdüğüm yoldu gözlerin
Bir perdenin arkasından gizlice bakabilmek
görünmeden görebilmekteki mutluluktun belki
Roma pastanesinde tedirgin ellerimin
Ansızın titrediği bir eleydı gözlerin
Bazen umarsızca yürüdüğüm yollardın
Bir evin kapısından çıkan hayaldin belki
Bir bebeğin uykusundaki saflığı
Bir annenin güven veren sesiydin belki
Ümitli bekleyişlerin ardından,
Gemeyince üzülen,kırgın kalbimdin belki
Ellerimin arasında kanayan yüreğimin
Bir anda tutulduğu bir sevdaydı gözlerin
Bir okul bahçesinin neşeli çığlıkları
ön sırada oturan dinmez sızımdın belki
Sana dokundu diye yağmura kızabilmektin
hayallerin en özel haliydin belki
vakitsiz ayrılığın hazan mevsimi
gidipte dönmemenin en güzel şekliydin belki
Sevdayı suskunluğa gömen dudaklarının
Söylemeye korktuğu bir vedaydı gözlerin
Günahkar dilimin tövbekar sözleriydin
karanlık odama sızan solgun ışıktın belki
divanın üstünde yorgunluktan uyuya kalmak
bir yer sofrasının genişliğinde yemek yemektin
o güne kadar yapılmış en güzel kektin belki
Soframızı dolduran hünerli mutluluğun
Kalbime söylettiği bir duaydı gözlerin
Bir tren camından içeri giren güneştin
Hayalin ulaşamadığına ,ellerin ulaşmasıydın belki
Bir vagonun üstündeki yapraklarda gizliydin
Yapraklar senin kadar yeşil,senin kadar solgun
bir tren camından yansıyan yüzündü belki
Kırılan dallarda yeşil yapraklarımın
Ansızın sarardığı bir belaydı gözlerin
Ve sustun bu şehirde sustu
Sonra bir ses duydum derinden
Buses öyle durgun öyle ağlamaklı
bu ses öyle benim öyle yabancı
bu ses öyle senin öyle senden
Ve sustun bu şehirde sustu
Geceyi saçlarına şehri avuçlarına bıraktığımda
Beni bin derde salan bir leylaydı gözlerin
GÖZLERİN MÜHRÜYDÜ BU ŞEHRİN
YENİÇERİ
|